Mustafa, Hulki, Güngör ve Levent Abiler Çeşmespor formasını terletmiş futbolcu kardeşlerdir. Güngör Abi santrhaf oynamış ve inanılmaz başarılı olmuş birisi olarak hep hatırlanmaktadır ve hatırlanacaktır. Ben ancak Levent Abinin oyunculuğuna denk gelebildim. Futboldaki sportmenliklerini her birisi sosyal hayatlarına, sindirilmiş olarak aktarmışlardır. Güngör Abi ile birlikte oynamış eski belediye başkanlarından Nuri Ertan abimize sorduk futbolculuk dönemini ve başarılarını, müthiş başarılı idi diye sitayişle bahsetti ilaveten diğer kardeşlerinin de çok başarılı olduğunu teyit etti.
Güngör Abi Çeşme’nin en eski fırıncılarındandır aynı zamanda, babası da fırıncı imiş, ben kesin hatırlamamakla beraber şu andaki 2008 sokak girişinde hemen sağdan ikinci dükkân olduğu bilgisi var bende, bir şekilde nasılını bilmeden… Yine de ne yaparsam yapayım başka detaylar şekillenmiyor şu anda hafızamda… Yine bir başka büyüğümüz “Kürt Mehmet” Lakaplı Mehmet Kumbasar’dan aktaran Mustafa Ertemiz’den dinlediğim bir hikâye var fırıncılığına yönelik, bir akşam arkadaşları ile “felekten bir gece çalarlar”, sihirli su fazla kaçar anlaşılan, ertesi gün için ekmek hamuru hazırlanamaz, henüz hamur makineleri yaygınlaşmamış, Çeşme’ye ise hiç gelmemiş, hamur elle hazırlanıyor tabiatıyla yetişmez ekmek hazırlığı, uzun yıllar takılma mevzuu olduğunu da biliyoruz…
Yine saygıyla analım, Hafız Ahmet’in Cemal Abimiz, herkese babaannelerinin adıyla seslenirdi, Çeşme küçük, herkes birbirini deyim yerindeyse yedi sülalesinden biliyor… Aktarılan o ki, Cemal Abi Güngör Abiye de “Ziynet” diye seslenirmiş. Hay Cemal Abi, bu yanı ile çok keyif alıyorum bunları hatırlamaktan…
Ve sonra olanlar oldu, çok önemli mikroklima şartlarına haiz Çeşme Çevre Yolu içindeki verimli, az lakin kadim toprakları imar tarumar etti. Çeşme artık geleceğini turizme bağlamış ve adamıştır. Varsa yoksa turizm, o da sadece vatandaşın cebindeki parasının yer ya da el değiştirmesine matuf, aaa vatandaş da başka bir şey bekliyor mu? Zinhar, biliyor mu? Zinhar…
Güngör Abi, üretecek tabii ki, hemen çevre yolu dışına ricat… Yeni bahçede daha şümullüdür faaliyet… Artık, 20.000 m2 ye dikilmiş, limon ağacı bahçesi vardır, hem de her biri eşsiz Çeşme limonudur. Çeşme limonu bazıları burun kıvırsa da kalın kabuğundan ötürü, aroması ve lezzeti açısından benzerlerine tur bindirir. Tamamı deyim yerindeyse sıfırdan dikilmiş, yetiştirilmiştir. Eşi Şenay Ablanın tüm talep ve baskısına rağmen 5.000 adet yerine, 20.000 adetlik tavuk kümesleri inşa edilir… Esasen gelinen nokta itibariyle böylesi bir yatırıma da şahsi ihtiyacı yoktur, lakin inancı odur ki memleketin gıda güvenliği açısından ihtiyacı çoktur… Gerçi gelinen nokta itibariyle de Çevre yolu içinde imar tatbikatından kaç, bu kadar yatırım yap, sonra imar tatbikatı “Akarca İmar Planı” diye diye seni orada da yakalasın… Demek ki Çeşme’de imardan kaçış yok, sen kaçıyorsun lakin o seni kovalıyor ve tabii ki yakalıyor… Dedik ya, Çeşme Turizm Turizm diye diye Çeşme ikinci ev stoku olacak, inanmayanlara sabırla izlemesi tavsiye olunur… Arsa ve inşaat faaliyetlerinden aracılar ve yapıcılar ekonomik kazancı sırtlayıp gidecekler, biz yerliler de öylesine kalıp duracağız…
Son
nefesine kadar ayakta kaldı ve üretimin içinde oldu, üretmek uğruna ailesini
bile aksattığı konusunda Şenay Ablanın tatlı serzenişlerine muhatap oldu lakin
yılmadı, Güngör Abi. Bu vesile adı geçen aramızda olmayan büyüklerimizi
saygıyla yad ediyorum, Şenay Abla ve çocukları Ali ve Tevfik’e de sağlıkla
mutlulukla nice uzun seneler diliyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder